Neredesiniz: PiyasalarTürkiye Avrupa Birliği Avrupa Birliği'nin Çevre Yaklaşımı Neleri Kapsıyor?

Avrupa Birliği'nin Çevre Yaklaşımı Neleri Kapsıyor?

AB, havayı kirleten zararlı gazlar için son derece düşük üst değerler belirler ve etkin kontrol mekanizmaları uygular. Motorlu araçların kullandığı yakıtlardan havaya yayılan, doğada yok olmayan ve insan sağlığına kalıcı zarar veren kurşun ve benzeri zehirli gazlar için yeni ölçüm sistemleri uyguladığı gibi, tümüyle kurşunsuz ve kükürtsüz benzin ve dizel yakıt kullanımına da geçiyor.

AB, havayı kirleten zararlı gazlar için son derece düşük üst değerler belirler ve etkin kontrol mekanizmaları uygular. Motorlu araçların kullandığı yakıtlardan havaya yayılan, doğada yok olmayan ve insan sağlığına kalıcı zarar veren kurşun ve benzeri zehirli gazlar için yeni ölçüm sistemleri uyguladığı gibi, tümüyle kurşunsuz ve kükürtsüz benzin ve dizel yakıt kullanımına da geçiyor.

Egzoz emisyon hacminin AB standartlarına getirilmesiyle, hava kalitesi iyileştiriliyor, yakma tesislerinden havaya yayılan kirletici maddeler sınırlandırılıyor. Standartlara uyum sağlayamayan işletmeler kapatılarak, araçlar trafikten men ediliyor.

İçilen ve Kullanılan Suyun Temizliği Garanti Altına Alınıyor
İçme ve kullanma suyunun temizliği, AB’nin çok hassas olduğu bir konu. Kapsamlı analizler ve sık aralıklarla yapılan kontrollerle suyun kalitesi, temizliği ve zararlı maddeler içerip içermediğinin incelenmesi ise zorunlu bir uygulama. Tüm yerleşim bölgelerinde, kentsel atık su toplama ve arıtma sistemleri olması, suyun renk, iyon, hidrojen konsantresi, demir, manganez, klorür, iletkenlik, sülfat ve benzeri parametrelerinin düzenli kontrollerle standartlara uyumunun ölçülmesi gerekiyor. Bu maddelerin, belirlenen standardın üzerinde olması halinde ise, ilgili maddeye ilişkin arıtım sistemi oluşturulması şartı getiriliyor. Ayrıca, tarım ilaçlarının yeraltı sularına karışmasının neden olduğu kirliliğe karşı, su kaynaklarının korunması, tehlikeli maddelerin yüzey sularına boşaltılmasının engellenmesi ve kurallara uymayanlar için ağır yaptırımlar getirilmesi gibi önlemler alınması gerekiyor.

Kirleten Ödüyor
Çevrenin korunması, AB’nin öncelikli politika alanlarından biri. Çevre kirliliğinin önlenmesi ve kirlilikle mücadele için yapılan harcamaların kirliliğinin yaratanlarca ödenmesi ise temel bir ilke. "Kirleten öder" prensibinin, Türkiye’de de tam anlamıyla uygulanmasıyla birlikte, çevreye zarar veren kişi ve kuruluşlar, bu zararın giderilmesi için yapılacak masrafları karşılamak, zarar görenlere tazminat ödemek zorunda kalacak. Çevre kirliliğine neden olanlar, bu kirliliği önlemek için tüm önlemleri almış olsalar bile, zararı karşılama sorumluluğundan kurtulamayacak.

Motorlu Araçlardan Kaynaklanan Gürültü Kirliliğine Son
AB, karayollarında kullanılan motorlu taşıtlardan kaynaklanan gürültünün belirli oranları aşmasına izin vermiyor. En az 4 tekerleği olan ve saatte en az 25 kilometre hız yapan araçların çıkarabilecekleri gürültü seviyesi, aracın türüne göre 74 dB(A) ile 80 dB(A) arasında değişen oranlarla sınırlandırılıyor. Böylelikle, otomobiller, toplu taşıma ve nakliye araçları gibi taşıtların rahatsız edici oranlarda gürültü yapmaları engelleniyor.

Artık Herkes Çöplerini Ayırmayı Öğrenecek
AB ülkelerinin, ambalaj atıklarının toplanması ve geri dönüşümü konusunda belirli hedefleri tutturmaları gerekiyor. Buna göre, ambalaj atıklarının yüzde 50-65’inin geri kazanılması, yüzde 25-45’inin geri dönüşümünün sağlanması, üye devletler açısından bir zorunluluk. AB, ambalaj atıklarının toplanmasına ve geri dönüştürülmesine nasıl katkıda bulunulabileceği ve paketlerin üzerindeki işaretlerin ne anlama geldiği gibi konularda tüketicilerin bilgilendirilmesini de şart koşuyor. Bu çerçevede tüketicilerin organik maddelerle cam, metal, plastik ve kağıt gibi geri dönüşüm malzemelerini ayrı ayrı toplamaları gerekiyor.

Çevreye Kirleten Tesise İşletme İzni Yok
AB, tek bir yasal düzenleme ile yüksek oranda kirlilik yaratabilecek endüstriyel ve tarımsal faaliyetlere hangi şartlar altında izin verilebileceğini belirliyor. Buradaki temel amaç, sanayiden kaynaklanan kirlilikle mücadele etmek. Yani, ürünlerin değil, üretimin neden olduğu kirliliği engellemek. Bu nedenle düzenlemenin öncelikli konusu ham madde seçimi ve üretim süreçleri. Düzenleme kapsamına giren üretim tesislerinin faaliyete geçebilmesi için, öncelikle işletmecilerin ve ilgili otoritelerin tesisin çevre üzerinde yaratacağı etkileri değerlendirmeleri gerekiyor. Tesis, ancak belirli yükümlülükleri yerine getirdiği takdirde üretime başlayabiliyor.

Bunların başında, mevcut en iyi teknikleri uygulayarak kirliliği engellemeye yönelik önlemler almak, mümkün olduğunca zararsız ham maddeler seçimi kullanılan maddelerin geri kazanımını veya dönüşümünü sağlamak, enerjiyi etkin kullanmak, atıkların dönüştürülmesi veya bertaraf edilmesi ile ilgili işlemleri en az kirlilik yaratacak şekilde gerçekleştirmek ve faaliyetin ardından bölgeyi operasyonda önceki haline dönüştürmek gibi yükümlülükler geliyor. Bu yükümlülükler, başta kimya petrol arıtma, atık yakma, atık arıtımı ve bertarafı, çimento, seramik, yoğun tarım, yiyecek-içecek, demir ve demir dışı metaller olmak üzere pek çok sektörü yakından ilgilendiriyor.

 
Reklam

FORUMDAN SON BAŞLIKLAR

HeP SiL BaŞTaN...
by EcEMMm 2010/09/28 23:16
SİYASET KALICI POLİTİKALAR DEMEKTİR...
by sahinoz2002 2010/08/30 17:01
Rus Klasikleri | Harika Kitaplar
by sahinoz2002 2010/08/15 20:04
İngilizce Kelime Ezberleten 12 Tekrarlı Kurgusal S
by sahinoz2002 2010/08/15 20:01
BayanLarı AnLama Rehberi
by sahinoz2002 2010/08/15 19:59

BİZE ULAŞIN

 

TÜRKİYE GENELİ KURUMSAL DANIŞMANLIK HİZMETLERİ VEREN FİRMAMIZIN

İL VE İLÇE BAYİİ OLMAK İÇİN BİZİMLE İRTİBATA GEÇİN...