Türkiye suni deri sektörü son 10 yıldaki gelişimini kısıtlı olanaklara rağmen kendi öz kaynakları ile sağladı. Sektörün potansiyeli ve sorunları henüz kapsamlı bir şekilde ele alınmadı. Türkiye’nin gizli ihracat gücü olan suni deri sektörüne yönelik devlet desteği veya projeler mevcut değil.
Kalifiye eleman eksikliği, uzun metrajlı üretim yapılamaması, hammadde ve makine ithalatında yaşanan zorluklar, bu alanlarda devlet desteğinin bulunmaması, enerji ve finansman gibi önemli maliyet Serin rakip ülkelere oranla yüksek olması ve örgütlenme eksikliği sektörün başlıca sorunlarını oluşturuyor. Türkiye suni deri sektörü son 10 yıldaki gelişimini kısıtlı olanaklara rağmen kendi öz kaynakları ile sağladı. Sektörün potansiyeli ve sorunları henüz kapsamlı bir şekilde ele alınmadı. Türkiye’nin gizli ihracat gücü olan suni deri sektörüne yönelik devlet desteği veya projeler mevcut değil.
Kalifiye eleman eksikliği, uzun metrajlı üretim yapılamaması, hammadde ve makine ithalatında yaşanan zorluklar, bu alanlarda devlet desteğinin bulunmaması, enerji ve finansman gibi önemli maliyetler ve örgütlenme eksikliği sektörün başlıca sorunlarını oluşturuyor.
Sektörün hammadde girdilerinin önemli bir kısmı ithal edildiğinden, rakip ülkeler aynı malzemeleri Türkiye’den daha ucuza mal ediyor. Bu nedenle hammadde ithalatındaki vergilerin azaltılması ve Türk suni deri üreticilerinin hammadde maliyetlerinin Avrupa ve Uzakdoğulu rakipleri ile aynı seviyelere getirilmesi büyük önem taşıyor.
Aynı şekilde makinelerin tamamı ithal ediliyor, ikinci el makine ithalatı ve yatırımların finansmanı konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Suni deri üretimi eğitimi veren bir fakülte/bölüm olmadığı için, üretici şirketler kendi imkanları ile eleman yetiştiriyor. Ancak, bu süreç oldukça uzun ve maliyetli olabiliyor. Kalifiye eleman bulunmaması, yeni ürün geliştirilmesini engelliyor ve şirket maliyetlerinin artmasına yol açarak rekabet imkanını azaltıyor. Kalifiye eleman ihtiyacının karşılanması için devletin sektör şirketleri ile işbirliğine gitmesi, eğitim programları, teknik liselerde branş bölümü açılması gibi birtakım maliyet gerektirmeyen katkılar sunması mümkün görülüyor.
Finansman ve enerji gibi önemli maliyet unsurlarının rakip ülkelere nazaran yüksek olması, sektörün diğer bir dezavantajını oluşturuyor. Genel olarak Türkiye’nin ve özelde suni deri sektörünün yüksek enerji maliyetleri ile çalışması, rekabet olanaklarını kısıtlayan bir diğer unsur. Bu konuda sektörün üretim yapısına uygun projeler geliştirilmesi için akademik çevreler ve resmi kuruluşlarla işbirliği yapılması ve sektörün yarattığı katma değer dikkate alınarak gerekli teşviklerin sağlanması büyük önem taşıyor.
Türkiye suni deri ihracatının artırılabilmesi, Avrupa ve Uzakdoğu’daki şirketlerle rekabette uzun vadede kalıcı başarı elde edilebilmesi için, sektörün potansiyelinin araştırılarak, rakip ülkelerle eşit rekabet olanaklarına imkan verecek devlet desteğinin sağlanması ve sektörün projelendirilmesi gerekiyor.
Kaynak: KobiFinans




