
Areva’nın iletim birimini satın alınmasıyla Alstom, enerji ve ulaşımın ardından Alstom Grid adıyla üçüncü bir faaliyet alanı kazanmış oldu.
Areva T&D’nin iletim birimini 7 Haziran 2010 tarihinde satın alınmasıyla birlikte, kendi bünyesinde Alstom Grid şirketi adı altında yeni bir alanda faaliyet göstermeye başlayan Alstom, hızla büyümeye de devam ediyor. Bu yeni faaliyet alanı, elektrik üretimi ve demiryolu taşımacılığı konularında uzmanlaşmış Alstom Enerji ve Alstom Ulaşım isimli kuruluşları tamamlayıcı nitelikte olacak. 2,3 milyar Euro’luk satın alma sayesinde Alstom, bundan böyle üç ayrı alanda faaliyette gösteren, 23 milyar Euro’nun üzerinde bir ciro1 ve 96.000 kişinin üzerinde istihdam gerçekleştiren bir Grup haline geliyor.
Satın alma süreci, 2009 yılının Temmuz ayında açıklanan ve Areva T&D`ye yönelik olarak Schneider Elektrik ile ortaklaşa gerçekleştirilen bir satın alma teklifi ile başladı. 2009 yılı Kasım ayının sonunda Alstom ile Schneider Elektrik şirketleri iletim, dağıtım ekipmanları zincirinin satın alınması için Areva ile özel bir müzakereye başladılar ve 2010 yılı Ocak ayı sonunda sözleşme imzaladılar. Satın alma işlemleri planlanan süre içerisinde ve 7 Haziran 2010 tarihi itibariyle tamamlandı.
Konuyla ilgili görüşlerini belirten Alstom’un Başkanı ve Genel Müdürü Patrick Kron: «Alstom Enerji ve Alstom Ulaşım ile birlikte, Alstom’un yüksek gerilim iletim faaliyetini yürüten Alstom Grid üçüncü temel ayağı oluşturacak. Bu sektör Grubun sahip olduğu bütün tamamlayıcı unsurlardan ve bütün araçlardan, özellikle de 70 ülkede mevcut bulunan uluslararası ağından, teknolojik ve endüstriyel kapasitelerinden, yüksek gerilimli elektriğin iletimi ile elektrik üretimi arasındaki mevcut bağlantılardan yararlanacaktır», dedi.
Alstom Enerji (2009/2010 yıllarında 13,9 milyar Euro’luk ciro ve 50.000 kişi) ve Alstom Ulaşım (2009/2010 yıllarında 5,8 milyar Euro’luk ciro ve 25.000 kişi) şirketlerinin yanında Alstom Grubunun üçüncü sektörünü oluşturan Alstom Grid şirketi 2009 yılında 3,5 milyar Euro’nun üzerinde bir ciro gerçekleştirdi. Dünya üzerindeki 90 endüstriyel tesise dağılmış durumdaki 20.000 kişiyi istihdam eden Alstom Grid şirketi, ABB ve Siemens ile birlikte elektrik iletimi konusunda uzmanlaşmış ve lider konumundaki üç grubun arasında yer alıyor.
Alstom Grid şirketinin Başkanı Henri Poupart-Lafarge ise yaptığı değerlendirmede şöyle dedi: « Alstom Grid güç elektroniği, çok yüksek gerilim, doğru akım interkoneksiyonları, yenilenebilir enerjilerin entegrasyonu ve ağ yönetimi gibi önemli alanlarda elektrik şebekelerinin geliştirilmesi, ileri teknolojiler ve deneyimi ile müşterilerine 100 yılı aşkın bir deneyim sunuyor. Geleceğin akıllı şebekeleri (smart grids) alanında başta gelen aktörlerden biri olmak için Alstom Grid teknoloji, endüstri ve insan kaynakları açısından gerekli olan bütün avantajlara sahip».
Merkezi Paris’in batısındaki iş merkezi La Défense’ta bulunan yeni ticari birimin dört ana faaliyeti bulunuyor: Seksiyonerler, gaz yalıtımlı transformatörler ve ölçüm transformatörleri konusunda dünyada lider konumunda olduğu “Ürünler” (yüksek gerilimli ve çok yüksek gerilimli elektriğin iletilmesine yönelik elektrik ekipmanları, cironun %53’ü); yüksek gerilimli doğru akım (HVDC) ekipmanları konusunda kendisini dünya lideri yapan güç elektroniği uzmanlığını kapsayan “Sistemler” (elektrik ağlarının yönetimi ve anahtar teslimi büyük projeler, cironun %34’ü); “Otomasyon” (elektrik ağlarının gerçek zamanlı yönetimi için ileri düzeyde bilişim sistemleri) ve “Servis”.
Coğrafi açıdan bakıldığında, 2009 yılında gerçekleştirilen satışlar Avrupa (%27), Orta Doğu ve Afrika (%31), Asya Pasifik (%28) ve Amerika (%14) arasında dengeli bir şekilde dağılıyor. Halihazırda ekonomik krizin yol açtığı genel yavaşlamanın ötesinde, iletim faaliyetleri önümüzdeki 5 yıl içinde yıllık büyüme oranının %3 olacağı tahmin edilen küresel pazarda yer alıyor.
Hedef pazarlardaki konumunu hem coğrafi hem de teknolojik anlamda güçlendirerek gelişimini sağlam bir temele oturtmak amacıyla Alstom Grid, önümüzdeki dönemde bu dinamikten yararlanmayı planlıyor ve daha şimdiden Avrupa, Orta Doğu, Hindistan ve Latin Amerika’daki güçlü konumundan yararlanıyor. Öte yandan, gelecekteki büyümesi için önem arzeden ancak halihazırdaki konumunu iyileştirmesi gereken Çin ve Kuzey Amerika gibi iki öncelikli bölgedeki varlığını da güçlendirmeyi amaçlıyor.



