Neredesiniz: PiyasalarTürkiye Dış Pazar Hollanda Özgürlükler Kenti Amsterdam
Reklam

Özgürlükler Kenti Amsterdam

Farklı özgürlük anlayışlarına sahip insanların uyum içinde birlikte yaşadığı ve dünyanın dört bir yanından akın ettiği şehirde, şiddete yönelik suçlar oldukça az.

 

Hollanda’nın başkenti Amsterdam, 12. yüzyılda Amstel ırmağının kıyısında bir balıkçı köyü olarak kurulmuş. Bugün ülkenin en kalabalık ve en önemli şehri olan Amsterdam’ın şöhreti Hollanda’nın önüne geçmeye başladı. 750 bin nüfusa sahip kent, tarihi dokusu, müzeleri, kanalları, bisikletleri ve Red-Light District’i (Kırmızı Fener Semti) ile yılda 10 milyona yakın turist çekiyor. 

Amsterdam için tam bir özgürlükler kenti denebilir. Farklı özgürlük anlayışlarına sahip insanların uyum içinde birlikte yaşadığı ve dünyanın dört bir yanından akın ettiği şehirde, şiddete yönelik suçlar oldukça az.

Coğrafyanın düz olması yüzünden çok kullanışlı olan bisiklet ve 16’ncı yüzyılda Türkiye’den getirilen laleler şehrin simgesi haline gelmiş. Şehirde neredeyse adam başına bir lale soğanıyla bir bisiklet düşüyor. Çeşitli renk ve türde üretilen laleler, hediyelik eşya listesinin başına geçmiş durumda. 

Kanallar Kenti
Şehirdeki yapıların çoğu son 3 yüzyıl içinde inşa edilmiş. Toprağın alt katmanları yumuşak olduğu için evlerin temelleri tahta ve metal yığınlarıyla güçlendiriliyor. Tabii bu yığınlar çökünce birbirlerine yaklaşan evler daha samimi bir görüntü veriyor. Yer darlığından alternatif yerleşim olarak kanallarda yüzen evler inşa edilmiş. 10.000’e yakın insan bu evlerde yaşıyor. Yüzen evlerin posta adresi, elektrik ve gaz gibi tüm gereksinimleri karşılanıyor. Amsterdam’da 17’inci yüzyılda yapılan Normal Amsterdam Seviyesi (NAP) denilen su seviyesini düzenleme sistemiyle kanallardaki su seviyesi kontrol altında tutuluyor. İlk kez Amsterdam’da kullanılan sistem, daha sonra kanallarla ilgili sorun yaşayan diğer şehirlerde de kullanılmaya başlanmış. Su seviyesi NAP’ın üzerine çıkarsa felaket de yanında geliyor. En son örneği 1953 yılında yaşanmış. Şehri bir de kanal turuyla görmeden sakın dönmeyin. 

"Sarı Laleler"in Mekanı
İstanbul için Taksim Meydanı neyse, Dam Meydanı da Amsterdam için aynı o. II. Dünya Savaşı’nda ölenlerin anısına dikilen anıt, Saray, kültür merkezleri ve kentin en büyük otelleri bu meydan ve çevresinde bulunuyor. Aynı zamanda Meydan; turistlerin yanı sıra iş adamları ve sokak sanatçılarının da uğrak mekânı konumunda. Leidseplein ise eski şehrin batısında yer alan ve Amsterdam’ın mutlaka gidilmesi gereken semtlerinden biri. Semt; kafeler, tiyatrolar, gece kulüpleri, barlar ve restoranlarla çevrili. Ardından Muntplein’a gidecek olursanız, MFÖ’nün meşhur "Sarı Laleler" parçasında adı geçen "Çiçek Pazarı"nda bir gezintiye çıkabilirsiniz.

Westerkerk, Amsterdam’ın en yüksek kulesi. Ayrıca dünyaca ünlü ressam Rembrandt’ın mezarının da yer aldığı bu tepeye kış aylarında çıkmak için yalnızca pazar günleri izin veriliyor. Öte yandan, müze gezmekten keyif alan birey ya da gruplar için Amsterdam’da "Museum-jaarkaart" adı verilen bir kart uygulaması bulunuyor. Turizm enformasyon bürosundan ve müze girişlerinden edinebileceğiniz bu kart sayesinde bütün müzeler için bir yıllık abonelik kazanıyorsunuz.

Restoranlar
Amsterdam’da yemek konusunda sorun yaşamak pek olası değil. Çünkü restoranlarda Dünya’nın her mutfağından örnekler bulabilirsiniz. Daha çok Fransız, Endonezya, Arjantin, Çin ve Yakın Doğu mutfaklarının tercih ediliyor olduğunu da söylemeliyiz. Hollandalılar kahvaltıda genellikle yalnızca ekmek, peynir, tereyağı ve marmelat yiyor. Öğlen yemeği içinse hafif yemekler tercih eden Hollandalılar çoğu zaman öğle saatlerini bir sandviçle geçiştiriyor. Restoranları saat 22:00’ye kadar açık bulabilirsiniz. Mayonez ve tereyağıyla servis edilen patates kızartması özellikle tavsiye edilen spesiyal tatlar arasında yer alıyor. Hollanda’nın diğer spesiyaliteleri ise balık, hutspot-patates, lahana, soğan ve havuçla çevrelenen sosis, bezelye çorbası, pannenkoeken (peynirli elma kızartması) ve uitsmijte (peynir ve jambonlu omlet).

Amsterdamlılar için öğle yemekleri, keyif zamanı olarak kabul ediliyor. Bu nedenle öğle yemeği davetleri genellikle evlerde değil restoranlarda verilir. Öğle yemeklerine fazla önem vermeyen Hollanda halkı için akşam yemekleri resmi olmayan ve yoğun dost sohbetleri için bir birleşme vakti olarak değerlendirilir. Ayrıca çeşitli çiçekler ve dekoratif mumlar, adeta Amsterdam’ın sembolü haline gelmişlerdir.

Yolculuk Zamanlaması
Amsterdam’a seyahat etmek için seçilecek en uygun mevsim ilkbahar. "Lale sezonu" olarak adlandırılan 1 Nisan ile 15 Mayıs arasını kaçırırsanız, Temmuz ve Ağustos aylarındaki Hollanda’nın okul tatili dönemini de değerlendirebilirsiniz. Bu dönemlerde şehrin nüfusu ciddi oranda artış gösteriyor. Bu nedenle otellerde yer bulmak sorun haline gelebiliyor. Amsterdam’a bu dönemlerde gitmeyi planlayacak olursanız, otel rezervasyonlarınızı gitmeden birkaç ay önce yapmanızda fayda var.

 
Reklam
Reklam

FORUMDAN SON BAŞLIKLAR

HeP SiL BaŞTaN...
by EcEMMm 2010/09/28 23:16
SİYASET KALICI POLİTİKALAR DEMEKTİR...
by sahinoz2002 2010/08/30 17:01
Rus Klasikleri | Harika Kitaplar
by sahinoz2002 2010/08/15 20:04
İngilizce Kelime Ezberleten 12 Tekrarlı Kurgusal S
by sahinoz2002 2010/08/15 20:01
BayanLarı AnLama Rehberi
by sahinoz2002 2010/08/15 19:59

BİZE ULAŞIN

 

TÜRKİYE GENELİ KURUMSAL DANIŞMANLIK HİZMETLERİ VEREN FİRMAMIZIN

İL VE İLÇE BAYİİ OLMAK İÇİN BİZİMLE İRTİBATA GEÇİN...