
Yaşanan küresel krizle birlikte 2009’da bir önceki yıla göre yüzde 8.1 gerileyen dünya demir çelik üretiminin bu yıl yaklaşık olarak yüzde 11 artış göstermesi bekleniyor.
Demir çelik sektörü raporunda, yaşanan küresel krizle birlikte 2009’da bir önceki yıla göre yüzde 8.1 gerileyen dünya demir çelik üretiminin bu yıl yaklaşık olarak yüzde 11 artış göstermesinin beklendiği kaydedildi.
Türkiye’nin ise deprem bölgesi olması nedeniyle yapısal çeliğe yönelik tüketimin artmasıyla birlikte 15-20 yıllık dönemde dünya çelik üretiminde ilk 8’de yer almasının hedeflendiği vurgulandı.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Demir Çelik Sektörü Raporunu yayınladı. Raporda, yaşanan küresel mali kriz nedeniyle 2009 yılında dünya demir çelik üretiminin yüzde 8.1 gerileyerek 1 milyar 219 milyon 700 bin ton olarak gerçekleştiği bilgisi verildi. Raporda, 2010 yılında ise sektörde yaklaşık yüzde 11’lik bir artışın beklendiği dünya demir çelik üretiminin 1 milyar 350 milyon ton seviyesine çıkacağının tahmin edildiği ifade edildi. Raporda, “Türkiye’nin, 2015 yılına kadar, yassı-uzun ürün arz-talep dengesizliğinden kaynaklanan sorunları önemli ölçüde geride bırakması ve demir-çelik sektörünün ödemeler dengesi açığını kapatma yönünde önemli katkı sağlar konumda olması, uzun vadede ise vasıflı, paslanmaz ve yapısal çelik gibi katma değeri yüksek ürünlerin, üretim ve tüketim paylarını arttırması öngörülmektedir” denildi.
TÜRKİYE 15 YILDA İLK 8’E GİRECEK
Sektörün Türkiye’nin deprem bölgesinde olması nedeniyle yapısal çeliğe yönelik tüketim alışkanlıklarının yerleşmesi sonucunda ciddi üretim kapasitelerine ulaşmasının beklendiği belirtilen Raporda, söz konusu gelişmelerle birlikte, 15-20 yıllık dönemde halen dünya çelik üretiminde 10’uncu sırada olan Türkiye’nin ilk 8 ülke arasına girmesinin tahmin edildiği vurgulandı.
SEKTÖRÜN EN BÜYÜK PROBLEMİ UZUN YASSI ÜRETİMDEKİ DENGESİZLİK
Raporda, sektörün yıllardan beri en büyük probleminin uzun-yassı ürün üretimindeki dengesiz olduğu vurgulanarak, Ulusal Yeniden Yapılandırma Planının (UYYP) devreye girmesi ve yapılan yassı ürün yatırımlarının faaliyete geçmesi ile birlikte bu yıldan sonra bu sorunun giderileceği kaydedildi. Raporda, “UYYP’nin uygulanmaya başlaması ile sektörde pazar sorununun yaşanmayacağı ve rekabet gücünün artacağı söylenebilir” ifadesi yer aldı.
SANAYİDE KULLANILAN ELEKTRİK GİRDİ MALİYETLERİ AZALTILMALI
Raporda, sektör temsilcileri tarafından dile getirilen öncelikli sorunlar ve çözüm önerilerine yer verildi. Sektörün kısa vadede çözülebilecek sorunları arasında sanayide kullanılan elektrik girdi maliyetlerinin azaltılması ve çevre katkı payının düşürülmesi yer aldı. Kok gazının kullanımından vergi alınması uygulamasına son verilmesi gerektiği ve kayıtdışı ekonomiyi teşvik eden teklif ve sipariş kabul mektupları ile kontratlardaki damga vergisi uygulamasına tümüyle son verilmesi gerektiği kaydedildi. Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu ve TL kredilerden alınan Banka Sigorta Muamele Vergisinin kaldırılması gerektiği dile getirilen çözüm önerileri şöyle devam etti:
“Demir çelik ve demir dışı metaller sektörünün kullandığı kömür ithalatına, Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında izin verilmesi gerekmekte. Vergi alacaklarının mükelleflere süratle geri ödenmesini mümkün kılacak tedbirler alınmalı”
ÇEVREYE YÖNELİK YATIRIMLARI DESTEKLENMELİ
Raporda, uzun vadede çözümlenebilecek sorunlar ve çözüm önerilerinde ise iş sağlığı iş güvenliği-çevre ortak birimlerinin kurulması konusunda yasal düzenlemelerin hazırlanması gerektiği ifade edildi. Katma değeri yüksek ileri teknoloji ürünlerin üretimlerinin yapılabilmesi ve istihdamı artıran yatırımların Avrupa Birliği müktesebatı da dikkate alınarak gerçekleşebilmesi için yeni düzenlemelerin yapılması gerektiği belirtilen raporda, uzun vadeli çözüm önerileri şöyle sıralandı:
“Demiryollarının daha etkin kullanımının sağlanması ve karayollarında beton yol uygulamasına geçilmeli. Çevreye yönelik yatırımları destekleyici teşvikler uygulanmalı. AB’nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ülkelerle süratle Türkiye’nin de STA imzalaması.”
SEKTÖRDE 30 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLİYOR
Türkiye’de ham çelikten nihai mamul üreten 21 üreticiden 7’sinin Marmara’da, 6’sının Ege’de, 4’ünün Akdeniz’de, 3’ünün Karadeniz’de ve 1’inin İç Anadolu bölgesinde faaliyet gösterdiği belirtilen raporda, “Bunun yanı sıra 126’ya yakın haddehanede kütükten profil, filmaşin, nervürlü ve düz inşaat demiri üretimi yapılmaktadır. Demir Çelik Sektöründe, faaliyet gösteren yaklaşık 147 kuruluşta, 30 binin üzerinde kişi istihdam edilmektedir” denildi.




