
Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesi Başkanı Cengiz Kabatepe, Porche’den Jaguara kadar otomotiv endüstrisinde birçok saygın dünya markasına janttan, fren sistemi parçalarına kadar tedarik sağlayan Türk otomotiv endüstrisini Stutgart’ta Alman yatırımcılara ve sanayicilere anlattı.
Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesi Başkanı (OETK) Cengiz Kabatepe, Porche’den Jaguara kadar otomotiv endüstrisinde birçok saygın dünya markasına janttan, fren sistemi parçalarına kadar tedarik sağlayan Türk otomotiv endüstrisini Stutgart’ta Alman yatırımcılara ve sanayicilere anlattı.
OETK Başkanı Cengiz Kocatepe, Stutgart’ta düzenlenen “Türkiye Ekonomi Günü’yle” ilgili açıklama yaptı. Açıklamaya göre Stutgart Belediyesi, Uluslararası Türk Ticaret Merkezi ve Almanya Türkiye Başkonsolosluğu tarafından Stutgart’ta düzenlenen ‘Türkiye Ekonomi Günü’ etkinliklerine katılan OETK Başkanı Cengiz Kabatepe, Türkiye’nin otomotiv endüstrisinde saygın markaların tedarikçisi olduğunu vurguladı. Türk otomotiv endüstrisinin ulaştığı üretim gücünü ve eriştiği teknolojik altyapıyı anlatarak Alman yatırımcılara ‘Neden Türkiye’de yatırım yapılmalı?’ sorusunun yanıtlarını veren Kabatepe, “Türkiye bugün Porche’den Jaguar ve Bentley’e kadar dünyanın saygın markalarına yan sanayi alanında çok önemli parça tedariki sağlıyor. Örneğin bugün Porche veya Bentley Türk malı jantlarla yollarda seyrediyor” dedi.
2015 HEDEFİMİZ MÜKEMMELİYET MERKEZİ HALİNE GELMEK
OETK Başkanı Cengiz Kabatepe, Alman sanayicilere Türkiye’deki otomotiv endüstrisinin 1995-2000 yılları arasında sektörün dünyaya tam entegrasyon sağlayarak üretim üssü haline geldiğini anlattı. Kabatepe, “2000-2015 döneminde Ar-Ge, tasarım ve teknoloji yönetimi, fikri ve sınai mülkiyetler alanlarında büyük gelişmeler yaşandı. 2015’te hedefimiz ise mükemmeliyet merkezi haline gelmektir” diye konuştu.
10 YILDA 119 MİLYAR DOLAR İHRACAT
Türk otomotiv sanayiinde yerli parçaların kullanım oranının yüzde 65 seviyelerine ulaştığını, ancak yerlileştirmeyi artırma çabalarının devam ettiğini aktaran Kabatepe, endüstrilerinin ülke ekonomisine katkısının büyük olduğunu vurguladı. İhracatta da son 10 yılda toplamda 119 milyar 489 milyon dolara ulaşıldığının altını çizen Kabatepe, “2000 yılında 2 milyar 636 milyon dolar olan ihracatımız 2008’de 24 milyar 730 milyon dolara çıkarak rekor kırmış, geçen yıl ise küresel krizden dolayı 16 milyar 876 milyon dolara gerilemişti. Bu çerçevede geçen yıl 3.3 milyar dolarlık ihracat fazlası veren endüstrimiz, ülkemize artı değer yaratma anlamında en önemli sektörlerin başında geldi” dedi.
TÜRKİYE`DE REKABETÇİ İŞGÜCÜNÜN YANI SIRA YATIRIM TEŞVİKLERİ DE SÖZ KONUSU
Türkiye’de otomotiv yan saniyinin ulaştığı kalite nedeniyle aralarında Porche, Audi, Bentley, BMW, Daimler Mercedes, Jaguar, Land Rover gibi saygın dünya markalarına janttan fren sistemi parçalarına, basınç borularından ışıklandırma parçalarına, döküm parçalarından iç ve dış pres parçalarına kadar birçok alanda tedarik sağladıklarını hatırlatan Kabatepe, “Neden Türkiye’de yatırım yapılmalı?” sorusunun yanıtını şöyle dile getirdi:
“Türkiye esnek çalışma koşullarına sahip. 6 gün 3 vardiya olarak haftada 45 saat ve yılda 290 gün çalışılabiliyor. Rekabetçi işgücü maliyetlerinin yanı sıra yatırım teşvikleri de söz konusu. Ayrıca stratejik coğrafi konum, yeterli üretim kapasitesi, uluslararası seviyede teknolojik altyapı, küresel standartlara uygun güçlü yan sanayi, yabancı ortaklarla tam entegrasyon, uluslararası kalite yönetim sistemleri gibi birçok önemli faktör söz konusu.”
2013`TE AR-GE HARCAMALARININ 20 MİLYAR TL`YE ÇIKMASI BEKLENİYOR
Kabatepe, otomotiv endüstrisinin geleceğiyle ilgili gelişmelerden de bahsederek, sektörün 2015 yılında 1.5 milyonu ihracat olmak üzere toplan 2 milyon adet araç üretileceğini, Cumhuriyetin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında ise 3 milyonu ihracat olmak üzere toplam 4 milyon adet araç üretileceğini vurguladı. Sadece üretim değil, inovasyon ve geliştirme konusunda da ciddi çalışmalar yapıldığının altını çizen Kabatepe, 2008 yılında 7 milyar TL’ye yakın olan Ar-Ge harcamalarının 2013’de 20 milyar TL’ye çıkmasının beklendiğini söyledi.


