1997 yılında Rusya’da yaşanan ekonomik krizden fazlasıyla etkilenen Ukrayna pazarında kötü tablo 1999-2000 yıllarından itibaren değişmeye başladı.
Bu yıllarla beraber yavaş ama istikrarlı bir toparlanma içerisine giren Ukrayna’da makroekonomik rakamlarla beraber tüketici davranışları da değişiklik göstermeye başladı. Önceleri, satın alma gücünün çok düşük olması nedeni ile ucuz mallara yönelen ve bunu da ‘bavul ticareti’ yolu ile karşılayan halk, daha bilinçli bir tüketici hüviyeti kazanmaya başladı ve henüz yerel tedarikçiler tarafından karşılanamasa bile daha kaliteli mal talebi ile piyasayı da etkiledi. Nitekim, dünya sathında faaliyet gösteren ‘Visa International’ firmasının bölge direktörü, bu gelişmelere dikkat çekerek, 2001 yılına kadar Ukrayna’da tedavülde olan 828 269 adet Visa kartı ile yapılan harcamalarda artış meydana geldiğini ve artan satın alma gücü paralelinde kendilerinin de 2002 yılı içerisinde 1 milyon yeni Visa kartını tedavüle çıkarmayı planladıklarını ifade etti. Ayrıca, Ukrayna çapında toplam perakende satışlar 2001 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,4 oranında artmış ve perakende sektörü Rusya Federasyonu bünyesinde yaşanan genel ekonomik dalgalanmalardan giderek daha da az etkilenen bir hale geldi. Tüm bu gelişmeler ışığında girişimcilerimize, yatırımcılarımıza ve işadamlarımız için şu hususu belirtmek mümkün;
Sovyetler Birliği’nin dağılmasını ve Ukrayna’nın bağımsızlığını kazanmasını izleyen dönemde, Türkiye’de üretilmesine karşın üretildiği ülkede bile satılamayacak kadar kalitesiz olan bir takım mal grupları, esas itibariyle ‘ihracatçı’ olmayan ve sadece kısa vadeli şahsi çıkarını gözeten kimselerce bu ülkeye götürüldü ve bahse konu mal grupları Ukrayna tüketicisinin ekonomik durumunun en kötü olduğu dönemlerde dahi bu ülke halkının tepkisini çekti. Daha kötüsü, özellikle gıda sektörünü ilgilendiren bu mal grupları, hem Ukrayna’daki Türk malı imajını olumsuz etkilemiş hem de gerçekten kaliteli imalat yapan ciddi markaların ve ihracatçıların piyasaya girişlerini güçleştirdi. İşte tüm bu gelişmelerin ışığında, özellikle Ukraynalı tüketicilerin artan satın alma güçlerini de hesaba katarak, artık bu ülkede kalitesiz malları piyasaya sürmenin imkanı hiç bir biçimde kalmadı. Kiev ve Krakov gibi kentlerde peş peşe hizmete giren moll’lar (büyük alış veriş merkezleri) bunun en büyük kanıtı. O nedenle Ukrayna pazarı kalite açısından 2000’li yıllar boyunca artık daha da özen gösterilmesi gereken bir pazar olmalı.
Ekonomik ve ticari alanda dünya piyasaları ile entegre olma yolunda ciddi adımlar atma sürecini başlatan Ukrayna, en kısa sürede ekonomik ve yapısal sorunları aşabilecek ve gelişmişlik açısından Avrupa’nın sayılı ülkeleri arasında yerini alabilecek altyapıya sahip. Ancak, dış ticarette karşılaşılan had safhadaki bürokratik işlemler, bu sürecin hızlı gelişmesi önündeki en büyük engeli oluşturuyor. Ukrayna’nın, bu engellerin kaldırılması için gerekli radikal tedbirleri alma kararlılığını ve cesaretini göstermesi halinde, bölgenin en güçlü devletlerinden biri olması kuvvetle muhtemel.

